Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.

3/3/2009 - VERİMLİ BİR İŞ YAŞAMI İÇİN NE KADAR UYUMALI

Kategori: Saglik

VERİMLİ BİR İŞ YAŞAMI İÇİN NE KADAR UYUMALI

Güçlü bir bellek için ne kadar uyku?

Uykusuz kalındığında bozulan ilk işlevlerden biri de bellek, dil becerileri, soyut düşünme ve değerlendirme gibi bilişsel fonksiyonlardır.

Geç saatlere dek uykusuz kalmak bir süre sonra kişide bellek sorunlarının oluşmasına yol açar.

- Verimli bir iş yaşamı için kişinin ortalama 8 saat uyuması gerektiğine dikkat çeken Anadolu Sağlık
Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz, uyku eksikliğinin yol açtığı sonuçları anlattı.

Tıbbın uyku ile henüz bilmediği çok şey olmakla birlikte artık biliyoruz ki bedenin onarımı, çeşitli madde ve hormonların sentezi, hafızanın yapılandırılması, psikolojik dinlememiz uykunun belli dönemlerinde gerçekleşiyor.

“Uyku tekdüze bir süreç değil. Uykuya dalış, yüzeyel uyku, derin uyku ve rüya ile ilişkili -REM- (rapid eye movement = hızlı
göz hareketleri) olmak üzere dört dönemi bulunuyor. Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz yetişkin bir kişinin ihtiyaç duyduğu uyku süreleri ile ilgili şu bilgileri verdi:

“Uyku süremiz yaşla birlikte değişmekle birlikte, herkesin uyku süresi kendine hastır. Bunu değiştirebilmek pek mümkün değildir. Bazı kişiler günde 12 saat, bazı kişiler ise 4 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. Ancak toplumda bir çok erişkinin ortalama uyku süresi 6- 8 saattir. Yaşla birlikte hem uyku süresinde hem de uyku mimarisinde değişiklikler olur. İnsanlar yaşlandıkça, toplam uyku süresinde ve rüyayla alakalı uyku evresinde geçen sürede bir düşüş başlar. Yeni
doğmuş bir bebek günde 16 saat uyur, rüya ile ilişkili REM dönemi oldukça yoğundur. Buna karşın bebeğin 30 yaşındaki annesi günde altı saat uyur (eğer şanslıysa) ve bu sürenin sadece dörtte birlik bölümünü REM’de geçirir.

Orta yaşlardan itibaren, uyku süresinin azalmaya başlamasının yanı sıra, uykunun karakteri de değişir. Bu yaşlardaki insanlar rüyayla ilişkili evrede daha az uyurken, yüzeyel uyku dönemleri daha uzun sürer. İnsanlar yaşlandıkça daha erken uyuyup daha erken kalkarlar. Gençlerde ise tam tersidir. Gençler, gece daha geç saatlere kadar kalırlar ve günün çoğunu uyuyarak geçirirler. Seksenli yaşlarda bu değişiklik daha belirgindir. Gün içindeki uyuklamalarla birlikte günlük toplam uyku süreleri 6- 7 saat olabilir. Bu kişiler gün içinde birçok kez uyuklasalar da bunların toplamı nadiren bir saati geçer. Yaşlıların günde 8- 10 saat uyumaları gerektiği söylemi doğru değildir.”

Kişinin gerek duyduğu uyku süresi şu şekilde hesaplanabiliyor. Kişi, uyanık olduğu her iki saat için bir saatlik uykuya ihtiyaç duyuyor. Yaş ilerledikçe bu değişiyor, uyanık kalınan her iki saat için 45 dakikalık uyku gerekiyor. Başka bir deyişle, gün boyunca uyanık kalınan her saat için “uyku borcu” biriktiriliyor. On altı saatlik bir günün sonunda, genç bir insanın “uyku bankasına” borcu sekiz saate ulaşıyor. Buna karşılık yaşlı bir kişinin uyku borcu sadece yaklaşık altı saat düzeyinde bulunuyor.

Uykusuzluk kişiyi nasıl etkiler?

Eğer uyku için yeterli zaman ayrılmazsa kişi uykudan yoksun kalıyor. Bu durumda gün içerisinde uykulu olmanın yanı sıra, kişide düşünmeyle ilgili sorunlar da ortaya çıkıyor. Yeni şeyleri öğrenme daha yavaş gerçekleşiyor, bellek ile ilgili ve karar verme süreçlerinde sorunlar yaşanabiliyor. Uyku yoksunluğu dışında bir takım uyku rahatsızlıklarında da özellikle uykuda solunum bozukluklarında uyku mimarisindeki ve kan oksijen düzeyindeki değişikliklerin tetiklediği olaylar, ciddi bilişsel ve bedensel bozulmalara neden oluyor. Bunlar arasında kalp, akciğer ve hormonal hastalıklar yer alıyor.

Yaşlı kişiler, uykusuzluk durumunda, kendilerini gençler kadar çok çabuk toparlayamayabilir. Kişilerin 24 saat boyunca uyanık bırakıldığı bir araştırmada, 70’li yaşlardaki kişilerin kendilerine gelmelerinin, genç kişilere göre en az bir gün daha uzun sürdüğü ortaya çıktı. Öte yandan cinsiyet de, uykusuzluğun etkisinde farklılık yaratabiliyor. Örneğin kadınlar, erkeklere göre daha hızlı kendilerine geliyorlar

.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/3/2009 - ÇAY FELÇ RİSKİNİ AZALTIYOR

Kategori: Saglik
Çay içenler bunu biliyor mu?
Çay içenler bunu biliyor mu?
Günde 3 - 4 bardak siyah ya da yeşil çay içmenin felç riskini yüzde 21 oranında azalttığı bildirildi.

Amerikan Kalp Derneği'nin Uluslar arası Felç Konferansı'nda sunulan araştırmada, günde 3 ya da 4 bardak çayın felç riskini yüzde 21 kadar azalttığı tespit edildi.

Los Angeles California Üniversitesi tarafından yürütülen ve İngiliz tabanlı , Lipton Çay Enstitüsü tarfından desteklenen çalışmada, yeşil ya da siyah çay çeşitlerinin felç riski üzerinde önemli bir etkisinin olduğu tespit edildi.

"Felç" isimli dergide yayınlanan çalışmada, 9 çalışmadan veriler ile 4 bin 378 felç vakası kullanıldı. Bilim adamları günde 1 fincan az yeşil ya da siyah çay içenlerle günde 3-4 fincan içenleri karşılaştırdı. Günde 3 fincandan fazla çay içenlerin felç geçirme riskinin yüzde 21 azaldığını buldular.

Üniversitenin David Geffen Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Lenore Arab, yaptıkları analizle günde 3 ve daha fazla fincan çay tüketiminin iskemik felç riskini düşürdüğünü bulduklarını açıkladı. Arab, bulguların siyah ve yeşil çayı kapsadığını bitki çaylarını içermediğini belirtti.

Lipton Çay Enstitüsü'nden araştırma direktörü Dr Paul Quinlan ise "Geçtiğimiz yıllarda, farklı sektörlerce yapılan çok daha fazla araştırma düzenli çay tüketiminin ruhsal ve fiziksel sağlığa önemli ölçüde fayda sağladığını göstermişti. Bu yeni araştırma bunlara felç riskini azaltmayı da ekledi. Bu çalışmayı desteklediğimiz için çok memnunuz" dedi.

ZAMAN ONLİNE
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

muratena
gullerderya
sevgipinari01
ucurumcicegim
fzehra
sevil altunel
gocmenkizi
tesetturluyum
naliya
tebessum221
asudeebrar
seyyahcagri
elifnun
karcicegicrazy
msssevgi
gelinciklerdiyari
orkide33
hazan20
qelincik
askimakber
nisancatour
islam cihad
sonsuznurr
hayatafarklibak
karalamadefterleri
nuralem
laluask34
sudennur

NuROsmanlıTorunu emek verdi