Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.

1/10/2009 - Dost musun?

Kategori: S__RLER


Dost musun?
Öyleyse canın canımdır...
Aynan olmalıyım...
Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...
Hem sakınmadan, mertçe...
Hani bilirsin, esirgemem lâfımı,
Ne şekil gelirse, öylece...
Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama,
Seni de dupduru isterim karşımda...

Dostsan,
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden!
Arkamdan şikayetlenme!
Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme!
Lâf değil, icraat beklerim senden!
Öyle bak ki, hislerini görebileyim...
Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...
Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı!
Dil dönerken söylenmeli her şey...
Kulak duyarken anlatılmalı...
Göz bakarken bakmalıyım sana...
Can sağ iken sarılmalı...
Keşkelere meydan vermemeli hayatım,
Pişmanlıklarla yoğrulmamalı....
Hayır!
Dirime selâm vermeyen,
Ölüme de fazla yaklaşmasın!

Dostsan, ölmemi bekleme!
Haklıysam, yaşarken savun beni!
Yaşarken yanımda ol!
İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan!
Ve inanmamışsan, sakın rol yapma!
Her söylediğimi onaylaman şart değil...
Her yaptığımı beğenmen de gerekmez...

Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma!
Yadırgayabilirsin beni,
Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma...
Kandırmanı aslâ kabul edemem!
Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama,
Beni, bana sormadan yargılama!
Her yediğimiz aynı olmaz belki,
Her dakikamız birlikte geçmez...
Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de,
Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım...
Belki her çağırdığında gelemem fakat,
Derdine ortak ararsan, koşarım...
Ben de herkes gibi insanım elbet,
Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok!
Senin işin bu değil!
Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında...


Dostsan,
Küçümsemeden, küfretmeden,
Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma...
Dinlenmek istediğinde, hiç düşünme, sana özel bir limanım, ama...
Yorulduğum zamanlarda,
Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına...

Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim
Ve bir deli kadar art niyetsiz...
Uğruna seve seve hesabı şaşırırım...
Görmezden gelebilirim yanlışlarını...
Başkaları enayilik sayabilir,
Başkaları akılsızlığıma yorabilir,
Bunları dert bile etmem, ama,
Sen, aslında aptal olmadığımı,
Her an, tekrar tekrar hatırla!
Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma!
Seviyorsan, cimrilik etme, söyle!

Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla,
Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum!
Neyse, o olmalı insan...
Kendisi olmaktan korkmamalı!
Kendisi olmaktan kaçmamalı!
Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama,
Ben olduğum için bırakırsan beni,
Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi?
Ödemeyeceksen çıkma yola!
İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin...
Kendince küser barışır, kendi kendini yersin!

Dostsan, mevsimince yağ...
Kışsan kar ol, güzsen yağmur...
Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem,
Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama,
Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma...
Belki de çok geldi bunca talep...
Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma...
Sana fazla geldiğim ilk anda,
Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin...
Geçip gidebilirsin, borçluluk hissetmeden...
Mutlaka bir açıklama da beklemem senden.

Dost musun?
Öyleyse, canın canımdır,
Yoluna baş koymaya hazırım ya,
Başını da yollarımda isterim, unutma!

Neslihan Nur Türk...
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/2/2009 - YANDIM GÜL OLDUM

Kategori: S__RLER



YANDIM GÜL OLDUM

Ben kalbimi dünyanın dert duvarları arasında ezdirdim. Öyle çok özledim ki sonsuz genişliğini secdelerin.

Ruhum zahir parmaklıklar ardında tutuklu kaldı. Öyle çok yoksuluyum ki tekbirin gölgesinde içtiğim serinliğin.
Bencilliğin dehlizlerinde ümitsizce dolaştım, kayboldum. Öyle çok hasretim ki rukunun kavsinde belimi kıran ayrılıkları yere yıkmaya.
Ellerine cimrilik kelepçeleri vurulmuş bir zavallıyım ben. Çok isterdim bir kıyamın kıyametinde bencilliğimin küllerini göğe savurmayı.
Ayaklarını dar zamanların prangalarına kaptırmış mazlumum ben. Öyle hasretim ki yalnız ve yalnız Sana kul olmaya. Cümle dilenciliklerden kurtulmaya... Göğsümde sakladığım kanadı kırık serçeleri rahmetinin yuvasında uçurmaya. Öyle çok hasretim ki yalnız ve yalnız sana muhtaç olmaya. İçimde saklı sancılı incileri rahmetinin kıyılarına savurmaya. Mülteci ellerimin ayasında ölmüş kelebekleri kutsi nefhanın sunmaya.

Ben gururun mahkûmu
Ben gerçeğin kaçkını
Ben günahın tutsağı
Ben, isyan çöllerinin çorağına sürgün yetimim.
Sevindir beni, sevindir, sev...
Hüzünlerimi bir secdenin billur sularında erit.
Korkularımı rahmetinin kucağında teskin et.

Ben, sahte uzaklıkların sürgünü
Ben, gayr_i sahih coğrafyaların gurbetçisiyim.
Ben, içine kalbimi sığdıramadığım dar vakitlerin küskünüyüm.
Öyle hasretim ki seccademin alnımdan öpüşlerine.

İşte huzuruna geldim.
Şöyle başımı sokacak bir umudum olsun istedim.
Yüzünden menekşe toplayacağım neş'elerin ovasında koşmak istedim.

Ben, sonsuz derinlikte uykuların yitiğiyim
Ben, unutuş uçurumları dibine unutulmuş cesedim
Ben, benlik ve bencillik yabancılıklarında evine yol bulamayan bir itilmişim.
Öyle çok özledim ki En Sevgili'nin en çok sevdiği yerde durmayı.
Öyle çok hasretim ki En Sevgili'nin en çok sevildiği halde olmayı.
Huzuruna vardım.
Geçtim kendimden.
Kendimi geçtim
Deldim benlik dağını.
Şirin'in oldum.
Yoruldu Ferhat.
İbrahim'in oldum.
Yandı her yanım.
Gül oldum.
Çöle verdim Leyla’yı.
Aklı mecnuna verdim.
Mecnun oldum.
Yakınlığına geldim.
Kerem'ini gördüm.
Vazgeçtim Aslı'dan.
Geçtim gölgeden.
Aslına geldim.
Yandım.
Kul oldum.
Yandım.
Kül oldum.
Yandım.
Gül oldum.

Durdum namaza.
Miracına geldim.
Niyaza durdum.
Nazla beni.
Nazarında tut.
Bakışınla sar beni.
El üstünde tut beni.
Bırakma ellerimi....

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/2/2009 - Kimse Anlamasın!!Sen Anla..

Kategori: S__RLER


Kimseler anlamasın beni!
Züleyha'nın zindanında Yusuf anlasın,
Leyla'nın çöllerinde Mecnun anlasın,
Şirin'in dağlarında Ferhat anlasın,
Aslı'nın yüreğinde Kerem anlasın,

Sen anla!
Beni kimseler anlamasın!
Gözyaşlarını yüreğinde biriktiren "hüzün" anlasın,
Yaprakları sararmış "hazan" anlasın,
Karanlıkları örten "güneş" anlasın,
Güneşe örtü olan "gece" anlasın,
Sen anla!
Beni kimseler anlamasın!
Martılara hasret "deniz" anlasın,
Baharına hasret "çiçek" anlasın,
Ölümüne hasret "hayat" anlasın,
Sen anla!
Ey Rabbim! Gözyaşlarımda umutlarımı büyüten kalbimin tek sahibi!
Aklımı koru!
Izdıraplarımızı hafiflet!
Ellerimizden tut!
Düşüncelerimizi anlamlı kıl!
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2009 - .::.YaĞmur.::.

Kategori: S__RLER



::.YAĞMUR.::.


Yağmur; Rahman ve Rahim olan Rabbimden bir armağan

Yağmur; Çorak topraklara Rahmet olan...

Yağmur; Bir diriliş müjdesi


Yağmur;Yeşeren yeryüzünün muştusu
Yağıyor yine rahmet damlıyor

Öyle coşkun ki;

Adeta yüreğimi coşturup,kanatlandırıyor

Kupkuru gönlüme umut oluyor


Ben de sağanak sağanak coşsam diyorum...

Bir yağmur damlası duruluğunda ve berraklığında

Katılaşmış bir göz pınarından taşsam diyorum...

Taşsam da set olmuş yüreğimi aşsam...


Ah! Şimdi bir çocuk olsam...

Bir çocuk masumiyetinde...

Küçük bir tay gibi kırlarda koşsam

Bağrımı gererek ruzgara,yağmur altında doyasıya ıslansam


Kuşlar durun! sizlere yetişeyim

Gelin! Sevincimi sizlerle bölüşeyim!

Benim de yüreğime takılsın kanatlar!

Süzüleyim yağmurla; Hiç bitmesin umutlar!


Yağ yağmur! Yağ ki gönlüme


Yüreğimde kurumuş fidan yeşersin

Yağ yağmur! Yitirdiğim düşlerim senle canlansın

Yağ yağmur! Paslanmış yürek yıkansın


Her damlada yeniden dirileyim!

Yitirdim kendimi ,tekrar bulayım!

Bir çocuk masumiyetinde kıyama durayım!

Yağ ki yüreğimi yıkayıp yine Rabbime sunayım!


Yağ ki yine yüreğim şahlansın!

Yağ, ruhum Allah! nidasıyla kendinden geçsin!

Benliğim kaybolsun Rahmet denizinde

Kırılsın nefsimin halat gibi zinciri de!


Kalmasın kalbimde siyah noktalar!

Değmesin sineme ,şeytandan zehirli oklar!

Rabbim her an kalbimi yoklar!

Kalbim,içinde saklanmış bir çocuğun gözyaşını saklar.


Yağmur! Al beni köyüme(Durak köyü) götür!

Rabbim! Beni Gül yüzlü'nün huzuruna erdir!

Alıp yüreğimi O'na götüreyim!

O'nun huzurunda Rabbime söz vereyim

Orda bulayım tekrar aslımı

Ve bir daha hiç yitirmeyeyim!



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2009 - Yağmur ....!!!

Kategori: S__RLER
 
 
BU YAĞMUR

Bu yağmur, bu yağmur, bu kıldan ince,
Nefesten yumuşak, yağan bu yağmur.
Bu yağmur, bu yağmur, bir gün dinince,
Aynalar yüzümü tanımaz olur.

Bu yağmur, kanımı boğan bir iplik,
Tenimde acısız yatan bir bıçak.
Bu yağmur, yerde taş ve bende kemik,
Dayandıkça çisil çisil yağacak.

Bu yağmur, delilik vehminden üstün,
Karanlık, kovulmaz düşüncelerden.
Cinlerin beynimde yaptığı düğün,
Sulardan, seslerden ve gecelerden...

NECİP FAZIL KISAKÜREK
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

muratena
gullerderya
sevgipinari01
ucurumcicegim
fzehra
sevil altunel
gocmenkizi
tesetturluyum
naliya
tebessum221
asudeebrar
seyyahcagri
elifnun
karcicegicrazy
msssevgi
gelinciklerdiyari
orkide33
hazan20
qelincik
askimakber
nisancatour
islam cihad
sonsuznurr
hayatafarklibak
karalamadefterleri
nuralem
laluask34
sudennur

NuROsmanlıTorunu emek verdi