Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.

5/3/2009 - Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki

Kategori: Dini hikayeler



Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki

Bugün varız, yarın yokuz…
“Mal sahibi mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi
Mal da yalan mülk de yalan
Var biraz da sen oyalan”
diyerek ne de güzel özetlemiş Yunus Emre.
Elimizde bulunan oyalanıp durduğumuz maldan vermek, vermesini bilmek öyle güzel ki Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bunu vurgulamak için: “Veren el, alan elden üstündür.” buyurmuş.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), ümmetinin iyi ve güzel olmasını arzulamış, bu uğurda çalışmıştır. Bunun için de Peygamber Efendimiz (s.a.s.): “İki haslet vardır ki bir mü’minde asla beraber bulunmazlar: Bunlar, cimrilik ve kötü ahlâktır.” diye buyurmuştur.

Bizler O’nun arzuladığı güzel vasıflara sahip iyi bir insan olmak istiyorsak kötü ahlaktan ve cimrilikten uzak durmalıyız.

Çünkü bu iki hasletin mü’minde olmaması gerektiğini söylüyor Peygamber Efendimiz (s.a.s.).

Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki…

Vermesini bilmiyorlar. Vermenin lezzetini tatmamışlar. Vermenin elde olanı azaltmak değil, çoğaltmak olduğunu bilmiyor, elindekinin bereketlendiğini görmüyorlar.

Bu gün biz vereceğiz, o tadı yaşayacağız ki bunun karşılığında Allah’ın sonsuz rahmetini cömertçe dağıttığı zaman rahmetten karşılığını kat kat alacağız.

Elimizdeki varı vermek, varı azaltmak ya da bitirmek değildir, terbiyesini veriyor dinimiz. Zekatı zengine farz kılıyor. Sadakayı teşvik ediyor. Veren elin alan elden üstün olduğunu söylüyor.

Karşılığında ise bizden çok çok cömert olan, her şeyimizi veren Rabbimiz, biz verdikçe daha çok veriyor bize. Bunu bilince açılıyor elimiz.

Buna inanınca yağıyor üstümüze bereket…

Dualarla iniyor bereket. Ya tersi…

Ya elimizdeki bir avuç malın bizi boğması, gecelerimizi süslemesi, gelenin geçenin sözlerini dikmesi, ama bizlerin kimseye bir şey koklatmadan üstüne oturmamız o malın mülkün.

Ne hazin…

Cimri olmak ne acı… Paylaşılmayan o malın bize faydalı olmaması, bir gün kuş misâli uçup gitmesi ve o kuşun kanatlarında olamayışımız.

Kimi zaman mal, sahibini sahibinden önce yer. “Yemeyenin malını bir yiyen çıkar.” demişler ya atalarımız. Ne güzel demişler.

Allah için, insanlar için, kullanılmayan o malın faydası kime ki…

O halde ey insan, toprağa düşmeyecek hayır çiçekleri için vermekle, Allah için vermekle başlayalım işe, verdikçe erelim güzele; verdikçe güzelleşelim ve öylece gidelim Güzeller Güzeli’nin katına, avucumuz dolu olarak

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/8/2008 - Besmelenin Fazileti

Kategori: Dini hikayeler
Saliha bir kadının, münafık ve cahil bir kocası vardı. Bu kadın " Bismillahirrahmanirrahim " diye besmele çekmeden, hiçbir işine başlamazdı. Kocası,onun bu haline kızar, kadıncağıza yapmadığı eziyeti bırakmazdı. O saliha kadın ise, kocasının eza ve cefalarına sabreder ve onun doğru yola gelmesi için Allah'a dua ederdi.
Birgün,kadının kocası iyice öfkelenmişti..Karısına yapacağı eziyet ve kötülük için bir bahane arıyor ve kendi kendine :
" Şuna bir oyun çevireyimde görsün ; bakalım onu rezil olmaktan kim kurtaracak ? " diye söylenip duruyordu. Başkalarına açıkça söyleyemediği inkarcılığı,artık bütün çirkinliğiyle,içinde dolup taşmıştı.

Hanımını çağırdı,ona bir kese altın vererek :
- Bunu iyi sakla !!! diye tenbih etti. Kadında kocasının emri üzerine hemen gitti,besmeleyi çekerek keseyi iyice sakladı. Bu arada kocasıda onu gizlice takip ediyordu. Sonra karısının haberi olmadan keseyi, karısının sakladığı yerden aldı. İçindeki altınları boşaltarak, keseyi derin bir kuyuya attı. Aradan çok geçmeden karısını çağırdı ve :
- Sana verdiğim bir kese altını hemen getir. dedi.
Kadın koştu ; keseyi sakladığı yere,
" Bismillahirrahmanirrahim " diyerek elini uzattı.
Tam o anda, Allahu Tealanın emriyle, kese kadının sakladığı yerde içindeki altınlarla beraber aynen duruyordu. Islanan keseden suları damlıyordu. Kadın kesenin neden ıslak olduğunu anlayamadı ve keseyi kocasına getirdi. Adam içi altınla dolu keseyi görünce çok şaşırdı ve karısının söylediklerinin ne kadar doğru olduğunu anladı.
Sonra karısına ;
- Sana çok zulmettim,çok canını yaktım,beni affet. diye yalvarmaya başladı. Allah'a tevbe ve istiğfar etti. İbadetlerine bağlı bir insan oldu. O günden sonra dua ve yakarışlarında hep şöyle derdi ;
- Ya Rabbi ! Bana dünyam ve ahiretim için hayırlı, Saliha bir kadını eş olarak verdiğin için,sana hakkıyle şükretmekten acizdim,beni affet Alah'ım...
O saliha kadın ise ;
- Ya Rabbi ! Sana şükürler olsun ki,duamı kabul edip kocamı salihlerden eyledin,diye dua ediyordu.

Bu hikayeden alınacak ibretler ve çıkarılacak hikmetler çoktur.Büyükler demişlerki ; " Sabrın kendisi acıdır,lakin meyvesi tatlıdır."
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/8/2008 - Arpa ve saman

Kategori: Dini hikayeler
Eski Ramazanlardan birinde iki molla âdet olduğu üzere Anadolu köylerine ramazan hocalığı yapmaya çıktılar Rahat birer köy bulmak için yollarına devam ederken bir akşam vakti yolları üzerindeki bir köyde misafir oldular Ev sahibi köylü irfan sahibi, umur görmüş biriydi Mollalar akşam namazı yaklaştığı için hazırlanmak istediler Biri abdest almak için dışarı çıktı Ev sahibi köylü içerde kalana sordu:

- Arkadaşının tahsili, terbiyesi yeterli midir, Kur'an'ı iyi okur mu, tefsir ve hadis öğrenmiş midir?

Odada kalan cevap verdi:

- Yok canım, ne tahsil ve terbiyesi, ne ilmi?

Eşeğin biridir, bir şeyden anlamaz Biraz şarlatandır, ona güveniyor

Bu arada dışarı çıkan içeri girdi ve içerdeki dışarı çıktı Köylü içeri girene de arkadaşı için aynı soruyu sordu O da arkadaşı için şöyle dedi:

- Sığırın biridir İlim ve edepten hiç nasip almamıştır İstanbul'da boşuna kaldırım çiğnemiştir

Mollaların hazırlanması bitince birlikte akşam namazı kıldılar Namazdan sonra ev sahibi akşam yemeği getirdi ve mollaları sofraya buyur etti Sofrada ağzı kapalı üç tabak yemek vardı Ev sahibi bunlardan ikisini birer tane mollaların önüne, diğerini de kendi önüne koydu ve "Haydi buyurun" deyince herkes önündeki tabağı açtı Mollalardan birinin tabağında arpa diğerinin tabağında saman vardı Ev sahibi köylünün tabağında ise nefis bir tas kebabı bulunuyordu Mollalar şaşırdılar, kızarıp bozardılar Ev sahibi onların bir-şey söylemesine fırsat bırakmadan durumu aydınlatmaya başladı Önce önünde arpa olana dönüp şöyle dedi:

- Arkadaşın senin için eşeğin biridir dedi Bunun için sana arpa koydurdum Çünkü bir kimseyi en iyi arkadaşı tanır Kişiyi arkadaşından sorarlar

Sonra önünde saman olana döndü ve,

- Senin için de arkadaşın "sığırdır" dedi En iyi sığır yiyeceği saman olduğu için senin tabağına da saman koydurdum Buyurun, afiyet olsun, dedi
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/8/2008 - Bir gencin tövbesi

Kategori: Dini hikayeler
Allahü teâlâ, peygamberi Musa aleyhisselâma hitap edip
" (Ey Musa! Filân mahallede, bizim dostlarımızdan biri vefât etti. Git onun işini gör. Sen gitmezsen, bizim rahmetimiz onun işini görür) buyurdu.
Hazret-i Musa, emir olunduğu mahalleye gitti.
Oradakilere:
-Bu gece, burada, Allahü teâlânın dostlarından biri vefât etti mi? diye sorunca:
-Ey Allahın peygamberi! Allahü teâlânın dostlarından hiç kimse vefât etmedi. Ama, filân evde zamanını kötülüklerle geçiren fâsık bir genç öldü. Fıskının çokluğundan, hiç kimse onu defnetmeye yanaşmıyor, dediler.
Musa aleyhisselâm:
-Ben onu arıyorum, buyurdu. Gösterdiler.
Hazret-i Musa, o eve girdi. Rahmet meleklerini gördü.Ayakta durup, ellerinde rahmet tabakları olup, Allahü teâlânın rahmet ve lütfunu saçıyorlardı.Hazret-i Musa, yalvararak münacaat etti:
-Ey Rabbim! sen buyurdun ki, o''Benim dostumdur.'' İnsanlar ise fâsık olduğuna şahitlik ediyorlar. Hikmeti nedir?
Allahü teâlâ:
(Ey Musa! İnsanların onun için fâsık demeleri doğrudur. Ama, günahından haberleri var, tövbesinden haberleri yok. Benim bu kulum, seher vakti, toprağa yuvarlandı ve tövbe etti. Bizim huzurumuza sığındı. Ben ki, Allah'ım! Onun sözünü ve tövbesini kabul ettim. Ona rahmet ettim ki, bu dergâhın ümitsizlik kapısı olmadığı anlaşılsın!) buyurdu.
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/8/2008 - Besmelenin Fazileti

Kategori: Dini hikayeler
Saliha bir kadının, münafık ve cahil bir kocası vardı. Bu kadın " Bismillahirrahmanirrahim " diye besmele çekmeden, hiçbir işine başlamazdı. Kocası,onun bu haline kızar, kadıncağıza yapmadığı eziyeti bırakmazdı. O saliha kadın ise, kocasının eza ve cefalarına sabreder ve onun doğru yola gelmesi için Allah'a dua ederdi.

Birgün,kadının kocası iyice öfkelenmişti..Karısına yapacağı eziyet ve kötülük için bir bahane arıyor ve kendi kendine :
" Şuna bir oyun çevireyimde görsün ; bakalım onu rezil olmaktan kim kurtaracak ? " diye söylenip duruyordu. Başkalarına açıkça söyleyemediği inkarcılığı,artık bütün çirkinliğiyle,içinde dolup taşmıştı.

Hanımını çağırdı,ona bir kese altın vererek :
- Bunu iyi sakla !!! diye tenbih etti. Kadında kocasının emri üzerine hemen gitti,besmeleyi çekerek keseyi iyice sakladı. Bu arada kocasıda onu gizlice takip ediyordu. Sonra karısının haberi olmadan keseyi, karısının sakladığı yerden aldı. İçindeki altınları boşaltarak, keseyi derin bir kuyuya attı. Aradan çok geçmeden karısını çağırdı ve :
- Sana verdiğim bir kese altını hemen getir. dedi.
Kadın koştu ; keseyi sakladığı yere,
" Bismillahirrahmanirrahim " diyerek elini uzattı.
Tam o anda, Allahu Tealanın emriyle, kese kadının sakladığı yerde içindeki altınlarla beraber aynen duruyordu. Islanan keseden suları damlıyordu. Kadın kesenin neden ıslak olduğunu anlayamadı ve keseyi kocasına getirdi. Adam içi altınla dolu keseyi görünce çok şaşırdı ve karısının söylediklerinin ne kadar doğru olduğunu anladı.
Sonra karısına ;
- Sana çok zulmettim,çok canını yaktım,beni affet. diye yalvarmaya başladı. Allah'a tevbe ve istiğfar etti. İbadetlerine bağlı bir insan oldu. O günden sonra dua ve yakarışlarında hep şöyle derdi ;
- Ya Rabbi ! Bana dünyam ve ahiretim için hayırlı, Saliha bir kadını eş olarak verdiğin için,sana hakkıyle şükretmekten acizdim,beni affet Alah'ım...
O saliha kadın ise ;
- Ya Rabbi ! Sana şükürler olsun ki,duamı kabul edip kocamı salihlerden eyledin,diye dua ediyordu.

Bu hikayeden alınacak ibretler ve çıkarılacak hikmetler çoktur.Büyükler demişlerki ; " Sabrın kendisi acıdır,lakin meyvesi tatlıdır."
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

muratena
gullerderya
sevgipinari01
ucurumcicegim
fzehra
sevil altunel
gocmenkizi
tesetturluyum
naliya
tebessum221
asudeebrar
seyyahcagri
elifnun
karcicegicrazy
msssevgi
gelinciklerdiyari
orkide33
hazan20
qelincik
askimakber
nisancatour
islam cihad
sonsuznurr
hayatafarklibak
karalamadefterleri
nuralem
laluask34
sudennur

NuROsmanlıTorunu emek verdi